BİR AYRILIK SAHNESİ
Sahilde meşaleler içindeki yuvarlakta hazırlanmış bir yer. Ortasında bir masa var iki kişilik kurulmuş.
Berk: Her şey yoluna girdi sonunda.
Seval: Evet zordu ama oldu.
Berk: Olduğu için buradayız. Bu... bu ilk yemeğimiz. Bizim için ilk ve son.
Seval: Neden bahsediyorsun sen.
Berk: Biz burada bitiyoruz.
Seval: Bunu bize niye yapıyorsun? Tam her şey düzelirken.
Berk: Hiç bir şey düzelmiyor düzelmeyecek.
Seval: Her şey yoluna girdi. Her şey istediğimiz gibi
Berk: Sen bana güvenmedin.
Seval: Yapma ama o an
Berk: O an bizim kritik bir dönüş olabilirdi. Ve biz o dönüşte savrulduk. Uçurumdan aşağıya doğru yuvarlandık. Şu an uçurumun sonundaki kayaya vurduk. Biz o taklalar atan aracın içinde kan kaybediyoruz.
Seval: Kurtuluruz. Birlikte yaralı ama hayatta. Her zaman bir umut vardır.
Berk ayağa kalkar. Seval de onunla birlikte kalkar.
Berk: Yardımın gelmesi çok zor. Güzel bir denizin önünde muhteşem bir manzaranın karşısındayız. Bu izliyoruz. Ama ölüyoruz. Ölmeden önce gördüğümüz son görüntü hayatımızda önemli bir an. O yüzden ölürken manzaranın keyfini çıkarıyoruz. Ölmeden önce anı yaşıyoruz.
Berk Seval’e döner. Seval'i kendine çeker.
Berk: O son anımızın tadını çıkaralım.
Seval: Son olmak zorunda de...
Berk Seval'i öper. Berk Seval'den yavaşça uzaklaşır.
Berk: Son
Berk Seval'in yanından arkasını dönüp yürümeye başlar. Seval elini tutar
Seval: Her son yeni bir başlangıçtır. Yeniden başlayamaz mıyız?
Berk derin bir nefes alır. Sevil bir adım Berk’e yaklaşır.
Berk: Üzgünüm.
Sevilin gözünden yaş gelir.
Berk derin bir nefes alır ve yürür.
Berk sahilden yola varır. Gözünden akan yaşı siler. Büfeye gider ve içki alır.
Yorumlar
Yorum Gönder